Kısırlık Üzerinde Genetik Özelliklerin Etkileri Nelerdir?

Yayınlanma Tarihi: Ekleyen:

Anne ve baba adaylarının kafasını meşgul eden sorunlardan biri de kısırlık üzerinde genetik özelliklerin ne kadar etkili olduğudur. Haklılar da. Çünkü bir takım genetik bozukluklar, spermin üretilmesi ve taşınması aşamalarında etkilidir ve kısırlık nedeni olarak kabul edilmektedir.

Bu nedenle de son yıllarda özellikle baba adaylarının kısırlığı ve tedavisi açısından genetik tanı yöntemlerine çok sık başvurulmaktadır. Günümüzde bu tetkikler, neredeyse artık sıradan yapılması gereken tetkikler arasına girmiştir.

Yapılan araştırma sonuçlarına bakılacak olursa, kısırlık problemi yaşayan baba adaylarında kromozom bozukluğunun tespit edilme oranı yüzde 7 civarındadır. Ayrıca kromozom bozuklukları ile sperm yoğunluğu arasında bir ters orantı olduğu gözlenmektedir.

Şöyle ki, menisinde hiç sperm bulunmayan baba adaylarında bu oran yüzde 10-15 arasında olurken, menisinde normalden daha düşük miktarda sperm bulunan baba adaylarında bu oran yüzde 5, normal sperm yoğunluğuna sahip olan baba adaylarında ise yüzde 1’den azdır.

Tıp ve teknolojik alanda yaşanan gelişmeler paralelinde bugün erkek kısırlığının nedenleri çok daha net bir şekilde ortaya konmuştur. Sperm üretimi, kromozomlarda yerleşik genetik yapılar tarafından yönetilmektedir. Bu yapıda bir bozukluk bulunuyorsa, spermin oluşması ve olgunlaşması aşamalarında sorunlar ortaya çıkmaktadır. Genetik rahatsızlıklar, sağlıklı sperm oluşumunu olumsuz şekilde etkilemektedir.

Kısırlık Üzerinde Genetik Özelliklerin Etkileri Nelerdir?

Kısırlık problemi yaşayan baba adaylarında genetik rahatsızlıklar önemli bir faktördür. Menisinde sperm bulunmayan baba adaylarında bunun başlıca nedeni Y kromozomunun değişikliğe uğramış olması ve sperm üretiminin azalmasıdır. Ayrıca cinsiyet kromozomlarında sayısal bozukluklar olması da döllenme sırasında problem yaratabilmektedir.

Eğer uygulanan testler ile kısırlık nedeni tam olarak belirlenememişse, eşlere ayrıca genetik analizler ve kromozom analizleri yapılmaktadır. Bu analizlerde cinsi belirleyen Y kromozomu üzerinde bulunan bozukluklar tespit edilebilmektedir. Örneğin 47 XXY Klinefelter sendromuna çok sık rastlanmaktadır. Bu sendrom, testislerin eksik gelişmesine, küçük kalmasına ve sperm üretiminin azalmasına neden olmaktadır.

Kısırlık Üzerinde Genetik Özelliklerin Etkileri Nelerdir? 1

Bir başka genetik rahatsızlık, testislerden sperm taşıyan kanalların gelişmemiş olmasıdır. Bu durumda testisler sperm üretmesine rağmen çıkış imkanı bulamamaktadır. Bugün tıptaki gelişmeler sayesinde bu tür rahatsızlıklar tespit ve tedavi edilmektedir.

Yine de yapılacak kromozom analizleri sonuçları normal olsa da embriyoda genetik rahatsızlıklar olabilir. Embriyonun genetik yapısı, yarı yarıya anneye ait yumurta hücresinden ve babaya ait sperm hücresinden oluşmaktadır. Bazı durumlarda üreme hücrelerinde olan bazı kromozom bozuklukları embriyolara geçebilir. Anne rahmindeki bebekte olması muhtemel genetik rahatsızlıklar, gebeliğin ancak dördüncü ayında tespit edilmektedir.

Bu durumda da eğer zorunluluk görülürse gebelik beşinci ayda sonlandırılmaktadır.
Bütün bu çalışmalar gebelik öncesi genetik tanı işlemleri olarak adlandırılmaktadır. Ancak her hamilelik durumunda değil, sadece belli riskler söz konusu olduğu takdirde bu tekikler yapılmaktadır. Gebelik öncesi genetik tanı analizleri kısırlık problemi için çözüm olmakta, anne adaylarının hamilelik ihtimalini yükseltmekte ve düşük yapma ihtimalini azaltmaktadır.

Yorumlarınızı Bekliyoruz